İsrail ordusunun, Lübnan’ın güneyindeki işgaline ilişkin durum, 18 Şubat 2025 tarihinde sona erecek olan bir süre zarfında kritik bir aşamaya girdi. Yerel medya kaynaklarından gelen bilgilere göre, bu süre dolmasına rağmen İsrail askerlerinin ilgili bölgelerde kalmaya devam edeceği bildiriliyor. Bu durum, Lübnan ve bölgedeki siyasi dinamikler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Haberlere göre, özellikle ABD yönetiminin, Lübnan’ın güneyindeki belirli stratejik noktalarda İsrail askerlerinin kalmasına izin verdiğini ifade ediliyor. Bu durum, uluslararası ilişkiler ve bölgedeki güvenlik dinamikleri açısından dikkat çekici bir adım olarak yorumlanıyor. Bu noktaların, yerleşim bölgeleri içinde yer almadığı ve Lübnan’la İsrail arasındaki sınıra oldukça yakın konumda olduğu kaydedildi.
Öte yandan, Lübnan’ın güneyindeki mevcut durumla ilgili olarak, İsrail ordusunun işgali altında bulundurduğu yerleşim bölgelerinden yarın itibarıyla tamamen çekileceği bilgisi aktarıldı. Ancak, bu çekilişin ardından İsrail ordusunun bu stratejik bölgelerdeki varlığını ne kadar devam ettireceği hususunda pek fazla bilgi mevcut değil. Bu belirsizlik, bölgedeki tansiyonun artmasına sebep olabilir.
Lübnan basınında yer alan haberlere göre, İsrail ordusunun kalmaya niyetli olduğu 5 kritik nokta şunlardır: Hamamis Tepesi, Aziyye Tepesi, Telle Uveyda, Uveyda Tepesi, Balat Dağı ve Lebbuna Tepesi. Bu noktaların stratejik önemi, hem askeri hem de politika açısından dikkat çekmektedir. Özellikle bu bölgelerin kontrolü, iki ülke arasındaki gerilimi daha da artırabilecek potansiyele sahip.
Sonuç olarak, Lübnan’ın güneyindeki bu askeri gelişmeler, bölgedeki barış ve güvenlik dinamiklerini derinden etkileyecek gibi duruyor. İsrail ordusunun bu 5 noktada kalmaya devam etmesi, Lübnan hükümeti ve uluslararası toplum tarafından yakından izlenen bir durum haline geldi. Bu durumu izleyen siyasi aktörlerin, ilerleyen günlerde bu meseleye dair nasıl bir strateji geliştirecekleri merakla bekleniyor.
İlk başta belirlenen tarihlerin ötesinde, uluslararası ilişkilerdeki bu tür karmaşık durumlardaki gelişmeler, her zaman dikkatle takip edilmesi gereken faktörler arasında yer alır. Özellikle, iki taraf arasında daha büyük çatışmalara sebep olabilecek potansiyel tehditler söz konusu olduğunda, diplomatik yollarla çözüm arayışları ön plana çıkmalıdır.
Bundan sonraki adımların ne olacağı ise hem Lübnan hem de İsrail için hayati önem taşıyor ve bölgedeki istikrar açısından kritik bir rol oynayacak.